Bülent Arınç’tan KHK’lılar İçin Dikkat Çeken Çağrı: “Apo’ya Statü Peşinde Koşanlar Önce Bunu Halletsin”
10.05.2026
Türkiye’de “Terörsüz Türkiye” süreci etrafında başlayan siyasi tartışmalar devam ederken, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç’tan KHK’lılara ilişkin dikkat çeken açıklamalar geldi. Arınç, 15 Temmuz sonrası yaşanan süreçte bazı insanların haksız yere mağdur edildiğini savunarak, adalet ve toplumsal barış vurgusu yaptı.
Arınç’tan Toplumsal Barış Konferansında KHK Çıkışı
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Ankara’da Tam Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” başlıklı konferansta konuştu.
Son dönemde siyasetin ana gündem başlıklarından biri haline gelen Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmelerde bulunan Arınç, konuşmasının önemli bir bölümünü KHK’lılar ve 15 Temmuz sonrası yaşanan mağduriyet iddialarına ayırdı.
Arınç, darbe girişiminin ardından yürütülen süreçte bazı insanların yalnızca geçmişte yasal olan faaliyetler nedeniyle ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“3 Milyon Kişi Terör Örgütü Üyesi Sayılabilir mi?”
Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sert ifadeler kullanan Arınç, darbe girişimine karışanların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Ancak bunun tüm kesimlere genişletilerek milyonlarca insanı kapsayan bir suçlama haline getirilmesini doğru bulmadığını belirtti.
Arınç, bu noktada şu değerlendirmeyi yaptı:
“Allah onların cezasını versin. Ama 3 milyon kişi bir terör örgütü üyesi sayılabilir mi? Avrupa Parlamentosu’nda bir milletvekili çıkıyor, ‘Türkiye’de 3 milyon terörist varmış’ diyor. Aşağıdan kahkahalar yükseliyor. 3 milyon terörist varsa zaten Türkiye teröristlerin eline geçmiş demektir.”
Arınç’ın bu sözleri, KHK süreciyle bağlantılı olarak kamuoyunda uzun süredir tartışılan “toplu mağduriyet” iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
“Legal Olan Faaliyetler Sonradan Suç Sayılamaz”
Bülent Arınç, bazı mahkûmiyet kararlarının dayanağının tartışmalı olduğunu belirterek, özellikle geçmişte yasal kabul edilen bazı faaliyetlerin daha sonra kişiler aleyhine suç delili gibi değerlendirilmesini eleştirdi.
Arınç, çocuklarını belirli okullara gönderen, bazı kitapları okuyan veya belirli bankalarda işlem yapan kişilerin tamamının aynı kategoriye konulamayacağını söyledi.
Konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Filan kitabı okuduğu için, falan okula çocuğu gittiği için, filan bankaya para yatırdığı için... Bunların hepsi legal değil miydi? Başkaları için suç sayılmayan bir şeyin, masum insanlar için suç sayılır hale gelmesine kul da razı olmaz, Allah da razı olmaz.”
Arınç, bu yaklaşımın toplumda adalete olan güveni zedelediğini belirterek, meselenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir tarafı olduğunu vurguladı.
“Apo’ya Statü Peşinde Koşanlar Önce Bunu Halletsin”
Arınç’ın konuşmasında en çok dikkat çeken bölüm ise Terörsüz Türkiye süreciyle KHK’lıların durumunu birlikte değerlendirdiği kısım oldu.
Bülent Arınç, Abdullah Öcalan’a ilişkin tartışmalara gönderme yaparak, toplumda barış ve çözüm konuşuluyorsa öncelikle mağduriyet iddialarının ele alınması gerektiğini söyledi.
Arınç, bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler. Apo’nun statüsünü ne koyarsan koy. O sürecin karşısında değilim ben, yanındayım. Bu sürecin neticeye ulaşmasını istiyorum. Ama ‘genel af’ dediğim zaman bana karşıdan hücuma geçenler bir çözüm getirsinler.”
Bu sözler, hem KHK’lılar hem de yeni çözüm süreci tartışmaları açısından siyasi gündeme yeni bir başlık ekledi.
“Umut Hakkı Sadece Bir Kişi İçin Değil”
Arınç, konuşmasının devamında “umut hakkı” tartışmasına da değindi. Uzun süredir bu hakkı savunduğunu söyleyen Arınç, meselenin yalnızca Abdullah Öcalan üzerinden değil, daha geniş bir hukuk ilkesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Arınç, “25 yıldır umut hakkının yanındayım” diyerek, bu konunun yalnızca tek bir kişi için gündeme getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Bu açıklama, kamuoyunda hem ceza infaz sistemi hem de siyasi çözüm arayışları bakımından yeniden tartışma yaratabilecek nitelikte değerlendirildi.
KHK Tartışmaları Yeniden Gündemde
15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile çok sayıda kişi kamu görevinden ihraç edilmiş, bazıları hakkında adli süreçler başlatılmıştı.
Aradan geçen yıllara rağmen KHK’lıların durumu, Türkiye’de hukuk, adalet ve toplumsal barış tartışmalarının önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
Bülent Arınç’ın son açıklamaları da bu tartışmayı yeniden siyasi gündemin üst sıralarına taşıdı. Arınç’ın sözleri, özellikle “toplumsal barış” ve “adalet” başlıklarında yeni değerlendirmelerin yapılabileceğine işaret ediyor.
Siyasi Gündemde Yeni Tartışma Başlığı
Bülent Arınç’ın açıklamaları, Türkiye’de bir yandan Terörsüz Türkiye süreci konuşulurken, diğer yandan 15 Temmuz sonrası yaşanan hukuki ve idari süreçlerin de yeniden tartışmaya açılabileceğini gösterdi.
Arınç’ın “Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler” sözleri, önümüzdeki günlerde siyasi partilerden ve kamuoyundan farklı tepkiler alabilecek bir çıkış olarak değerlendiriliyor.
KHK’lıların durumu, genel af tartışmaları, umut hakkı ve toplumsal barış başlıkları birlikte ele alındığında, Arınç’ın açıklamalarının yalnızca bir konuşma olarak kalmayıp, yeni bir siyasi tartışmanın başlangıcı olabileceği görülüyor.